10.05.2012

Grip ya da Garip


- Hani daha önce arkadaşlıkla ilgili bi’ yazı yazmıştım ya.Aklıma grip bi’ anı daha geldi.
  Benim bildiğim arkadaş;buluşma sözü verildiyse o gün o saatte koşulsuz buluşmaya gelir.Çünkü;arkadaşları onun için değerlidir.Ve özeldir.Asla onları asmaz.Yüz üstü bırakmaz.Ne var ki benim arkadaş diye tanımladıklarım bilmediğim arkadaş türündenmiş.
  İkinci dönem sonuna gelmiştik.Ve okula son haftalara doğru arada bi’ gidiyorduk.O da yoklama yüzünden.Hani bilirsin,her sınıfta arkadaş grupları vardır.Bizde en arka köşede oturan altı kişilik bi’ kız arkadaş grubuyduk.En arkada köşede oturduğuma bakma,bi’ iki arkadaşla oldukça inek öğrencilerdik.Sadece burası sessiz sakin,göze batmayan bi’ yer olduğu için tercih etmiştim.Bi’ hafta sonu kızlarla buluşma kararı aldık.Hepimiz birbirimize söz verdik ve bi’ daha görüşme imkanımız olmayabilirdi.Malum lise son sınıf.Bu yüzden hepsine ısrarla gelmesini söyledim.Bi’ önceki akşam birine soruyorum;’Geleceksin,değil mi?’diye.O da dershanede etüt falan olursa gelemeyebilirim.Ama büyük ihtimalle geleceğim bebeğim.’diye.Cumartesi geldi,çattı.Kızlarla buluşmak ümidiyle cicili bicili giyindim.Hafif bi’ makyaj falan.Mayısın sonu.Oldukça sıcaktı hava ve sırtımdan ter akıyordu resmen.Zaten böyle havalarda tansiyonum düştüğü için pek dışarı çıkmamayı tercih ediyorum.Bi’ de suratım kıpkırmızı olur.Ama kızlara da söz verdim.O kadar ısrar ettim.Asla gitmemezlik yapamazdım.Derken çıktım dışarı.Anam,karnıma bi’ ağrı girdi.Sonra geçti.Biraz daha ilerledikçe sancılar arttı.Zaten hava sıcak.Ee regl sancısı tek gelmez,yanında sıcaklık getirir.Ben bi’ fenayım.Sorma,gitsin.Hazırlıksız yakalandım sokağın ortasında.Böyle küçük adımlar ata ata ilerliyorum.Bi’ yandan üzerime kıçımı örten bol bi’ gömlek giydiğime de şükrediyorum.Buluşma yerimiz;dondurmacı.Baktım,kapıda bizim kızlardan biri.’Kimse gelmedi mi daha?’diye sordum.Demez mi;’A.’nın akrabaları gelmiş,B.’nin dershanesi varmış,C. depresyona girmiş.’diye.Bi’ çıldırdım ki sorma.Tabi soğukkanlı görünmeye çalışıyorum.Elim karnımda.D. kişisini bekliyoruz güneşin bağrında.E.’ye de diyemiyorum;’İçeri girelim.Orada da bekleyebiliriz.Herhalde geldiği gibi kapıdan içeri girmeyi de biliyordur.’diye.Beş dakika oldu.Nıck gelmedi.On beş dakika oldu.Ortada yine görünen kimse yok.Yarım saat oldu.Bizim D. kıçını yaya yaya geliyor.Sanki geç kalan o değilmiş de biz erken gelmişiz gibi.Sonra ona da sordum,’Sen biliyor muydun?’diye.’Evet,biliyordum.Zaten A. dün akşam söylemişti gelemeyeceğini.Diğerleri de üç dört saat önce falan haber verdi.’ ‘Bana niye söylemediniz?İnsan bi’ arar.’diye sordum.Gak guk yaptı.Tabi ‘insan arar’ diyorum.Dikkatini çekerim.Hiç üstüne alınmadı.Neyse dedim,içeri girdik.Direkt lavaboya çullandım.Sonra oturduk,çikolata soslu dondurma yiyoruz kasede.Bu iki kafadar birbirlerine bakıp duruyor.E. de cep telefonu saatine bakıp zamanı yokluyor.’N’oldu size?Kıçınız başınız ayrı oynuyor.’diye sordum yine.Dediler ki;’Valla biz senin de gelmeyeceğini tahmin ettik.O yüzden E.’le ben burada buluşup Taksim’e gitme kararı aldık.Ama sen gerçek dostmuşsun.Bak,geldin.’ ‘Ee,vazgeçtiniz o zaman gitmekten.’ ‘Aslında burada bi’ on beş dakika kadar oturup çıksak iyi olur.Çünkü eve geç kalmak istemeyiz.Ama hemen gitmeyeceğiz,merak etme.O kadar gelmişsin,yalnız bırakır mıyız seni.’demezler mi.Allah’ım,sana geliyorum dedim içimden.Allah'ın hanzoları lütufta bulunuyorlar sanki.Acıların kızı konumuna soktular beni.Bana sormadan gelip gelmeyeceğimden emin olmadan  başka bi’ program yapmışlar.Üstelik ben şu an onların programını bozan kişi konumundayım.Sanki böyle bi’ buluşma kararı almamıştık.Ve ben onların ikisiyle yolda rastlaşıp;’Aa gelin kızlar,ne aceleniz var?Bi’ dondurma yiyelim hele beş dakika.’demişim gibi hissettim bi’ anda.Ben bu korkunç sıcakta,bu pis ve dayanılmaz ağrıyla onları ekmemek için gelmişim;sorumluluk,güven,arkadaşlık duygularıyla.Onların bana ettiklerine bak.Üstelik bu D. kişisi önceki arkadaşlık yazımda bahsettiğim kişinin ta kendisi.Ayaklarımı kıçıma soka soka eve geldim yolda da ağlaya ağlaya.Bi’ yandan saflığımla bi’ yanda yediğim dost kazığıyla bi’ diğer yandan karın ağrımla.
 Sevgili okuyucum;sen sen ol,herkesin yüzüne sanki ona güveniyormuş gibi yap ama asla özde güvenme.Sakın benim gibi sırf yalnız kalmamak için elalemin duyarsız,eli bilmem neresinde olan değersizlerinin seni üzmesine,kullanmasına mahal verme.Tek kal da ayakta kal.Annem şöyle der hep bana;’İnsanın kendinden ve Allah’tan başka dostu yoktur.’Sen de unutma.